Drew Barrymore
We couldn't link a Spotify track for this story. Try searching the title on song.link to find it on your preferred service.
Şarkının adı bir hayranlık değil, bir teşhis
İlk duyduğunuzda "Drew Barrymore" ismini bir selam, bir omuz atma sanırsınız. 90'ların en sevilen Amerikan oyuncularından birine yazılmış tatlı bir güzelleme. Oysa şarkının içine girdiğinizde kimsenin kimseye güzelleme yazmadığını fark ediyorsunuz. SZA burada Drew Barrymore'un kariyerinden değil, Barrymore'un beyazperdede canlandırdığı belirli bir kadın tipinden bahsediyor: saçı dağınık, sözleri sırasız, sevgisi orantısız, kendini fazla açan, o yüzden de hep "asıl kız" değil "geçici kız" olarak konumlanan kadın. Şarkının kahramanı kendini o rolde buluyor ve bunu kabul ediyor gibi yaparken aslında sessizce isyan ediyor.
Bu yüzden "Drew Barrymore" bir aşk şarkısı olarak dinlenirse yarısı kaçar. Şarkı boyunca anlatıcı özür üstüne özür sıralıyor: davetsiz geldiği için, bakımsız göründüğü için, fazla içtiği için, fazla ihtiyaç duyduğu için. Ama bu özürler birikip bir listeye dönüştüğünde şarkı kendi kendini çürütüyor. Bu kadar çok özür dileyen biri, karşısındakinin ona hiçbir şey borçlu olmadığını çoktan kabul etmiş demektir. SZA'nın ustalığı da tam burada: özürleri o kadar sakin, o kadar sıradan bir tonda üst üste koyuyor ki dinleyici bir noktada "dur, bunların hiçbiri özür dilenecek şey değil" diye düşünmeye başlıyor. Suçlamayı şarkı yapmıyor, dinleyici yapıyor.
Ve bir detay daha var ki şarkının hikâyesini tamamlıyor: klipte Drew Barrymore'un kendisi görünüyor. Yani şarkıya adını veren kadın, şarkıdaki kızın yanına gelip oturuyor. Bir onaylama jesti gibi.
Maplewood'lu bir kızın "kontrol" arayışı
SZA'nın gerçek adı Solána Imani Rowe. New Jersey'in Maplewood kasabasında, Müslüman bir baba ve Hristiyan bir annenin evinde büyüdü; annesinin uzun yıllar büyük bir telekom şirketinde yöneticilik yaptığı biliniyor. Küçükken cimnastikle uğraştı, tesettürlü okula gitti, 11 Eylül sonrası dönemde okulda yaşadığı dışlanmadan söz ettiği aktarılıyor. Yani "ortama tam oturamama" hissi onun için sonradan keşfedilen bir tema değil, çocukluktan gelen bir zemin. Müzik hayatına geç ve neredeyse kazara girdi: bir dönem mağazalarda, bir dönem bir gece kulübünde çalıştığını anlattığı röportajlar var. Sahne adını Supreme Alphabet'ten aldığı söyleniyor.
2013'te Los Angeles merkezli Top Dawg Entertainment'a imza attı ve etiketin ilk kadın sanatçısı oldu. Kendinden emin rapçilerle dolu bir listede, kırılganlığı ana malzeme yapan bir ses. Bu tuhaf eşleşme yıllarca meyve vermedi; SZA birkaç EP çıkardı, başkalarına şarkı yazdı, ama ilk stüdyo albümü sürekli ertelendi. 2016'da işi bırakmayı düşündüğünü ima eden paylaşımları hayranlarını paniğe soktu. Etiketin başındaki Punch'ın, albümü bitirebilmek için kayıt dosyalarını fiilen onun elinden aldığını anlattığı hikâye o dönemin efsanelerinden biri — SZA'nın kendi anlatımına göre albüm "bitmedi", "alındı".
Albümün adı Ctrl oldu: klavyedeki kontrol tuşu, ama aynı zamanda hayatında hiç sahip olamadığı şeyin adı. Haziran 2017'de çıktı ve on yılın en çok konuşulan R&B albümlerinden birine dönüştü; ertesi yılki Grammy'lerde beş dalda aday gösterildi ve SZA'yı bir kuşağın sözcüsü haline getirdi. "Drew Barrymore" bu albümün habercisi olarak 2017'nin başlarında, albümden aylar önce yayımlandı. Prodüksiyonda Carter Lang, ThankGod4Cody ve ekipten birkaç ismin adı geçiyor; sesin merkezinde tembel tembel dönen, biraz bulanık, neredeyse ev kaydı hissi veren bir gitar döngüsü var. Cilalı değil — zaten cilalı olsa şarkı yalan söylemiş olurdu.
Türkiyeli dinleyici için burada güçlü bir bağ noktası var. Drew Barrymore, 90'lar ve 2000'ler boyunca Türkiye'de hafta sonu öğleden sonra kuşağında dublajlı olarak izlenen romantik komedilerin yüzlerinden biriydi; "50 İlk Öpücük" ve "Charlie'nin Melekleri" gibi filmler bir kuşağın televizyon hafızasına kazındı. Yani SZA'nın gönderme yaptığı o "tuhaf ama sevimli kız" arketipi, Türkiye'de büyüyen biri için de yabancı değil. Dahası, kendi kusurunu sayıp döken, sevgilisinden çok kendine sitem eden anlatıcı figürü Türkçe müziğin de tanıdığı bir ses — arabeskten Sezen Aksu geleneğine uzanan çizgide, aşkta kendini suçlu ilan eden bir sözcülük vardır. SZA'nın yaptığı şey o geleneğin tersine dönmüş hali: kendini suçluyor ama suçlamayı o kadar abartıyor ki suçun kimde olduğu ortaya çıkıyor.
Sözlerin altındaki asıl mesele
Şarkı, kendini savunmaya bile üşenen bir kadının monologu gibi ilerliyor. Anlatıcı, sevgilisinin evine haber vermeden gelmiş olmaktan, düzgün görünmemekten, fazla içmekten, fazla yapışkan olmaktan dolayı özür diliyor. Ama dikkatle dinlerseniz bu özürlerin hiçbiri gerçek bir suça karşılık gelmiyor. Hepsi, "arzu edilebilir kadın" tarifine uymamaktan doğan özürler. Yani anlatıcı bir davranış için değil, bir varoluş için af diliyor.
Nakaratta tekrarlanan soru ise şarkının kalbi: yeterli miyim, bu kadarı yeter mi, hâlâ ısınabiliyor musun? Bunlar sevgiliye sorulmuş gibi duruyor ama aslında havada asılı kalıyor; cevap gelmiyor. SZA'nın bu şarkıda kurduğu ilişki, adı konmamış, tanımı belirsiz, tarafların birinin diğerinden çok daha fazla yatırım yaptığı türden bir ilişki. Bugün İngilizce'de "situationship" denen, Türkçede ise çoğu zaman "belirsiz ilişki" diye tarif edilen o gri bölge. Anlatıcı o gri bölgede yaşamayı kabul etmiş, ama bunun bedelini kendi öz saygısından ödüyor.
İşte "Drew Barrymore" adının devreye girdiği yer burası. Anlatıcı, kendini Barrymore'un 90'lardaki film karakterlerinden birine benzetiyor: dağınık, savunmasız, komik olduğu kadar acıklı, izleyicinin sevdiği ama film içindeki erkeklerin başta ciddiye almadığı kız. Bu bir estetik seçim değil, bir teşhis. "Ben senin gözünde o filmdeki kızım — sonunda kazanan değil, ortalarda gülünen kız." Sözlerdeki en yıkıcı hamle de bu: anlatıcı kendine bir rol veriyor ve o rolün senaryosunu kabul ediyor.
Ama şarkı orada bitmiyor. Bir yerden sonra anlatıcının sesindeki teslimiyet, farkındalığa dönüşüyor. Kendini bu kadar küçültmek zorunda kalması, karşısındaki adamın ona ne kadar az yer açtığının kanıtı. SZA bunu bir çıkışla, bir intikam nakaratıyla anlatmıyor; sadece söyleyip bırakıyor. Şarkı bir kararla değil, bir farkındalıkla kapanıyor — ki bu, gerçek hayattaki toparlanma sürecine bir intikam şarkısından çok daha yakın.
90'ların tuhaf kızından bir kuşağın aynasına
Ctrl çıktığında R&B'de kadın anlatıcı çoğunlukla iki uçtan birinde duruyordu: ya kusursuz derecede güçlü ya da kusursuz derecede kırılmış. SZA üçüncü bir yeri işaretledi — kararsız, çelişkili, aynı cümlede hem "sana ihtiyacım yok" hem "beni ara" diyebilen bir ses. "Drew Barrymore" bu tavrın en saf örneklerinden biri oldu ve şarkının etkisi çok hızlı yayıldı. Sosyal medyada kendini "asıl seçenek değil, yedek seçenek" hisseden bir kuşak için ortak bir dil haline geldi.
Dave Meyers'in yönettiği belirtilen klip bu duyguyu görsele çeviriyor: SZA, New York sokaklarında neredeyse iç çamaşırıyla, yarı uykulu bir halde dolaşıyor; etrafındaki insanlar ona bakıyor ama kimse ona sahip çıkmıyor. Şehir devam ediyor, o savruluyor. Klibin sonunda Drew Barrymore'un kendisi kadraja giriyor ve SZA'nın yanına oturuyor. Sözlü hiçbir açıklama yok, ama mesaj net: o kızın yanında duran biri var, üstelik ta baştan beri o kızı canlandırmış olan kişi.
Barrymore'un bu jesti şarkının anlamını da genişletti. Çünkü Drew Barrymore'un kendi hikâyesi de tam olarak "toparlanma" hikâyesidir: çocuk yaşta üne kavuşmuş, ergenliğe girmeden bağımlılık ve rehabilitasyon süreçleri yaşamış, sonra kendi yapım şirketini kurup kariyerini kendi elleriyle yeniden inşa etmiş bir isim. Yani SZA'nın şarkıda "dağınık kız" olarak referans verdiği kadın, gerçek hayatta dağınıklığını sermayeye çevirmeyi başarmış biri. Bu ikili okuma, şarkıya ilk dinlemede fark edilmeyen bir umut damarı ekliyor.
Ctrl'ün uzun vadeli etkisi de bunu doğruladı. Albüm çıktığı yıl kadar sonraki yıllarda da dinlenmeye devam etti, streaming listelerinde alışılmadık bir kalıcılık gösterdi ve 2022'de yayımlanan genişletilmiş sürümüyle albümün yapım sürecindeki demolar da dinleyiciyle buluştu. SZA'nın sonraki albümü SOS onu stadyum ölçeğine taşıdığında bile, hayranların "seni ilk burada tanıdık" dediği şarkılar arasında "Drew Barrymore" hep ön sıralarda kaldı.
Bugün hâlâ neden damardan giriyor
Şarkının yayımlanmasının üzerinden yıllar geçti ama anlattığı durum daha da yaygınlaştı. Tanımsız ilişkiler, cevaplanmayan mesajlar, "sadece takılıyoruz" diye başlayıp bir tarafı sessizce tüketen bağlar — bunlar artık istisna değil, norma yakın bir şey. "Drew Barrymore" bu deneyimi ahlak dersi vermeden, kimseyi canavarlaştırmadan anlatıyor. Şarkıda bir kötü adam yok; sadece kendini fazla küçülten bir kadın var. Ve bu, dinleyiciye parmak sallayan bir şarkıdan çok daha rahatsız edici.
İkinci sebep, sesin kendisi. Prodüksiyon kasıtlı olarak yorgun: gitar döngüsü sürüklenir, davullar acele etmez, SZA'nın vokali bazen nefesin altında kalır. Bu, sabahın dördünde kendi kendine konuşan birinin ses tonudur. Bugünün cilalı, her frekansı hesaplanmış pop üretimiyle karşılaştırıldığında şarkı neredeyse bir sesli mesaj gibi duruyor — ve tam da bu yüzden inandırıcı.
Üçüncüsü ve belki en önemlisi: şarkı, özür dilemenin bir alışkanlığa dönüşebileceğini gösteriyor. Var olduğu için özür dileyen insan, bir süre sonra kendine ait olan alanı da geri veriyor. "Drew Barrymore" o alışkanlığın sesli kaydı. Ve o kaydı dinleyen çoğu insan, bir yerden sonra şarkıdaki kızı değil kendi eski mesajlarını duymaya başlıyor. Bir şarkının başarabileceği en zor şey de budur: dinleyiciye kendi sesini yabancı bir sesle geri dinletmek.
Daha derine dalmak için
🎧 Sese gömülmek için
- Ctrl (2017) — albümün tamamı, sırasıyla — "Drew Barrymore" tek başına dinlendiğinde bir itiraf, albüm içinde dinlendiğinde bir kronoloji parçası. Albümün başındaki kendine güven ile sonundaki kabullenme arasındaki mesafeyi ancak baştan sona dinleyince görebilirsiniz. Aralara serpiştirilmiş, SZA'nın annesinin ve büyükannesinin konuştuğu kısa bölümler albümü bir aile arşivine dönüştürüyor.
- Frank Ocean — Blonde — Aynı dönemin, aynı kırılganlık ekolünün diğer köşe taşı. Belirsizliği bir zayıflık değil, anlatım tekniği olarak kullanan prodüksiyon anlayışını burada da duyarsınız. İkisini arka arkaya dinlemek 2010'ların ikinci yarısındaki duygusal dilin haritasını çıkarır.
- Solange — A Seat at the Table — SZA'dan bir yıl önce çıkan ve benzer bir alanı farklı bir sıcaklıkla dolduran albüm. Öfkenin bile alçak sesle söylenebileceğini gösteren bir kayıt; "Drew Barrymore"un neden bağırmadığını anlamak için iyi bir yan okuma.
📚 Hikâyenin peşine düşmek için
- Drew Barrymore — Wildflower (anı kitabı) — Şarkıya adını veren kadının kendi ağzından, dağınıklıkla barışma hikâyesi. Kısa denemelerden oluşuyor ve bir Hollywood otobiyografisinden çok bir günlüğe benziyor. SZA'nın referansının neden bir espri değil bir saygı duruşu olduğunu okurken anlıyorsunuz.
- Ctrl döneminin 2017 tarihli büyük röportajları — Albümün nasıl neredeyse hiç çıkmayacak olduğunu, SZA'nın kayıtları bitiremediğini ve etiketin dosyaları fiilen alarak albümü kapattığını anlattığı konuşmalar bu dönemde yayımlandı. Şarkıdaki tereddüt tonunun bir üslup tercihi değil, gerçek bir ruh hali olduğunu bu anlatılar doğruluyor.
- Ctrl (Deluxe, 2022) ve yayımlanan demolar — Albümün beşinci yılında çıkan genişletilmiş sürüm, şarkıların ilk hallerini ve seçilmeyen versiyonları görünür kıldı. Bir şarkının nasıl "bitmiş" sayıldığını merak edenler için nadir bir arşiv.
🌍 Mekânları görmek için
- New York sokakları — klibin coğrafyası — Klip, kalabalığın içinde görünmez olmayı anlatmak için özellikle sıradan sokakları seçiyor. Manhattan'da kaldırımda yürürken kimsenin kimseye bakmadığı o saatleri yakalarsanız şarkının görsel mantığını yerinde hissedersiniz. Turistik meydanlar değil, ara sokaklar aranıyor.
- Maplewood, New Jersey — SZA'nın büyüdüğü, New York'a treniyle yakın ama ondan tamamen başka bir dünya olan banliyö. Şehrin gürültüsüne bir adım mesafede büyümenin yarattığı "ne tam içeride ne tam dışarıda" hissi onun yazımının temel damarı. Kasabanın sakin ana caddesi bu ikiliği somut olarak gösteriyor.
- Los Angeles — TDE çevresi ve Hollywood Walk of Fame — Albümün doğduğu stüdyo kültürü Los Angeles'ta şekillendi; aynı şehrin turistik kaldırımlarında Drew Barrymore'un yıldızı da bulunuyor. Şarkının iki ucunu, yani stüdyoyu ve mitolojiyi aynı şehirde yan yana görmek tuhaf biçimde tamamlayıcı.
🎸 Kendin deneyimlemek için
- Gitarla döngüyü kurmak — Şarkının iskeleti birkaç akorluk, tekrar eden ve kasıtlı olarak "gevşek" çalınan bir döngüden ibaret. Metronomla değil, biraz geriden çalmayı denerseniz prodüksiyonun neden bu kadar yorgun hissettirdiğini elinizle anlarsınız. Basit olması, kolay olduğu anlamına gelmiyor.
- Kendi "özür listeni" yazma egzersizi — Son bir yılda gerçekten gerekmediği halde özür dilediğiniz şeyleri alt alta yazın. Liste uzadıkça şarkının yaptığı şeyi kendi hayatınızda tekrarlamış olursunuz; SZA'nın tekniği tam olarak budur. Bunu bir şarkı sözü gibi değil, bir envanter gibi yazmak daha etkili.
- 90'lar romantik komedi maratonu — Drew Barrymore'un o dönemdeki filmlerinden ikisini üst üste izleyin ve "tuhaf kız"ın senaryoda nasıl konumlandırıldığına dikkat edin. Şarkının gönderme yaptığı arketipin ne kadar yerleşik olduğunu görünce SZA'nın hamlesi çok daha keskinleşiyor. Türkiye'de televizyonda dublajlı izlediyseniz, o hafızayı tazelemek de ayrı bir katman ekliyor.
-
Drew Barrymore şarkıdan haberdar mıydı, tepkisi ne oldu?
Şarkının klibinde Barrymore'un kendisi kısa bir sahnede görünüyor ve SZA'nın yanına oturuyor; yani sadece haberdar olmakla kalmayıp projeye fiilen katıldı. Bu cameo, şarkının bir alay değil bir saygı ifadesi olduğunu en net şekilde gösteren detay. Barrymore'un kendi hayat hikâyesindeki "dağılıp toparlanma" çizgisi düşünüldüğünde, jest şarkının anlamını da genişletiyor. -
Şarkıda gerçekten SZA'nın kendi yaşadığı bir ilişki mi anlatılıyor?
SZA, Ctrl dönemindeki konuşmalarında albümün büyük ölçüde kendi yirmili yaşlarındaki belirsiz ilişkilerinden ve öz güven krizinden beslendiğini aktardı. "Drew Barrymore"un birebir tek bir kişiyi anlattığına dair kesin bir açıklama yok; daha çok bir dönemin ve bir ruh halinin bileşkesi gibi duruyor. Şarkının gücü de zaten belirli bir kişiye değil, tanıdık bir duruma ait olmasından geliyor. -
Ctrl albümü neden bu kadar zor doğdu?
SZA yıllarca kayıtları bitiremediğini, sürekli yeniden yazdığını ve bir noktada müziği bırakmayı düşündüğünü anlattı. Etiketi Top Dawg Entertainment'ın, albümü kapatabilmek için kayıtları fiilen onun elinden aldığı hikâyesi bu dönemin en çok tekrarlanan anekdotu. Albümün adının "kontrol" olması da bu yüzden ironik: sanatçının en az kontrol sahibi olduğunu hissettiği anda ortaya çıktı.