SONGFABLE · 2022

Stick Season

NOAH KAHAN · 2022 · STRAFFORD, VERMONT, USA

TL;DR: "Stick Season" bir ayrılık şarkısı gibi başlar ama asıl anlattığı şey terk edilmek değil, geride kalmaktır: herkesin gittiği, yaprakların döküldüğü ama karın henüz yağmadığı o çıplak ara mevsimde, kendi memleketinde yabancılaşan birinin sesidir.
Listen elsewhere

We couldn't link a Spotify track for this story. Try searching the title on song.link to find it on your preferred service.

Yapraklar döküldü, kar daha yağmadı

Şarkının adı bir metafor değil, bir takvim. New England'da, özellikle Vermont'ta "stick season" gerçek bir ifade: sonbaharın o meşhur kızıl-turuncu yaprak şöleni bittikten sonra, ama ilk kar örtüsü gelmeden önceki birkaç haftalık aralık. Ağaçlar çıplak birer çubuk yığınına dönüşür, toprak çamurlaşır, gökyüzü kalıcı bir griye oturur. Turistler gitmiştir. Kayak sezonu başlamamıştır. Kasabada kimse kalmamıştır. Yerliler bu dönemi hem sevip hem de biraz utanarak anlatır: memleketin makyajsız hâli.

Noah Kahan'ın yaptığı şey, bu tamamen yerel, neredeyse hava durumu raporu düzeyindeki kavramı alıp bir ruh hâline çevirmek oldu. Şarkının anlattığı duygu tam olarak o aralıkta yaşıyor: bir şey bitmiş, yerine gelecek şey henüz gelmemiş. İlişki bitmiş ama yas henüz oturmamış. Kişi gitmiş ama yokluğu henüz alışkanlığa dönüşmemiş. Arada kalmanın, askıda kalmanın, "artık o değil ama henüz bu da değil" hâlinin şarkısı.

Ve şaşırtıcı olan tam da bu: milyonlarca insan, hayatında Vermont'a hiç ayak basmamış insanlar, bu son derece coğrafyaya özgü kelimeyi kendi duygularının adı olarak benimsedi. Şarkının en büyük başarısı bir melodi değil, bir kelime hediye etmesiydi.

Şarkının müzikal iskeleti de bu fikri destekliyor. Banjo, folk müzikte genelde neşeli, hareketli bir enstrümandır; burada ise huzursuz bir tik gibi, durmayan bir iç ses gibi kullanılıyor. Aynı figür tekrar tekrar dönüyor, hiçbir yere varmıyor. Şarkının yapısı, anlattığı sıkışmışlığı taklit ediyor: ilerliyormuş gibi yapan ama aslında aynı daireyi çizen bir hareket.

Vermont'lu bir çocuğun karantina odası

Noah Kahan 1997'de Vermont'un Strafford kasabasında doğdu. Nüfusu bin kişi civarında olan, tek bir ana caddesi olan, kışın erken kararan bir yer. Müzik kariyerine ergenlik yıllarında evde kaydettiği parçalarla başladı; 2017-2018 civarında Julia Michaels'la yaptığı düet "Hurt Somebody" ona ilk geniş dinleyici kitlesini kazandırdı. Ardından "Busyhead" (2019) ve "I Was / I Am" (2021) albümleri geldi. Bu ilk dönem işleri iyiydi ama Kahan'ın kendisi de sonradan itiraf ettiği üzere, biraz "herkes gibi" ses veriyordu: cilalı, radyoya uygun, pop-folk sınırında dolaşan bir üretim.

Sonra pandemi geldi ve turne hayatı durdu. Kahan, yirmili yaşlarının ortasında, doğduğu evde, ailesinin yanında buldu kendini. Anlatılanlara göre şarkının tohumu tam burada, 2020'nin o durgun kışında atıldı. Turne otobüsünden çocukluk odasına dönmek, kariyerinin en verimli anını da tetikledi: kaçtığı yere geri dönmek zorunda kalan biri, o yerle hesaplaşmak zorunda kalır.

Ortaya çıkan albüm "Stick Season" (Ekim 2022, prodüksiyonda uzun süredir birlikte çalıştığı Gabe Simon), Kahan'ın sesini bulduğu iş oldu. Banjo, akustik gitar, ayak vuruşu ritmi, koro hâlinde bağıran vokaller. Amerikan basını buna hızla "folk-punk" ya da yarı şakayla "Appalachian melankolisi" dedi; Kahan'ın kendi tabiri daha komikti, müziğini kabaca "hüzünlü orman adamı müziği" diye tanımlıyordu.

Türkiyeli dinleyici için burada tanıdık bir damar var. Türkçe müzik gurbet üzerine kurulu bir gelenek: Anadolu'dan İstanbul'a, İstanbul'dan Almanya'ya giden insanın türküsü. Ama bu türkülerin neredeyse tamamı gidenin ağzından söylenir. "Stick Season" tam tersini yapar: kalanın gurbetini anlatır. Sizin yerinizden kıpırdamadığınız hâlde, etrafınızdaki herkes gittiği için yabancılaşmanızı. Memleketin sizi terk etmesini. Neşet Ertaş'ın bozlaklarındaki o kabullenmiş acıyla, Kahan'ın banjo eşliğinde bağırdığı acı arasında enstrüman farkından ibaret olmayan bir akrabalık var: ikisi de küçük bir yerde kalmanın hem sığınak hem hapishane olduğunu bilir.

Şarkı gerçekte ne anlatıyor

Yüzeyde basit bir ayrılık hikâyesi: sevdiği kişi başka bir şehre gitmiştir, geride kalan kişi kasabada, aynı yollarda, aynı boş manzarada dolanmaktadır. Ama şarkının inceliği, acıyı romantikleştirmeyi reddetmesinde.

Anlatıcı kendini iyi biri olarak sunmuyor. Kıskançlığını, çocuksu öfkesini, kinini, kendine acımasını olduğu gibi masaya koyuyor. Bir yandan gidenin mutlu olmasını dilediğini söyleyip bir yandan tam tersini umut eden o çelişkili iç sesi hiç yumuşatmadan aktarıyor. Sözler ilerledikçe fark ediyorsunuz ki asıl mesele karşı taraf değil; anlatıcının kendi geleceğine dair sessiz dehşeti. Buradan asla çıkamayacağı, hayatının bu manzarada donup kalacağı korkusu.

İkinci katman, bağımlılık ve zihinsel sağlık. Kahan'ın sözlerinde alkol, uyuşturma, kendini uyuşturarak zamanı geçirme fikri sürekli arka planda titriyor. Küçük kasaba melankolisinin tıbbi karşılığı gibi: yapacak bir şey olmadığında insanın kendi kafasının içi tehlikeli bir mahalleye dönüşür. Kahan, anksiyete ve depresyonla mücadelesini yıllardır açıkça konuşan bir sanatçı; "Busyhead" adı bile buradan geliyor ve turne gelirlerinin bir kısmıyla ruh sağlığı hizmetlerini destekleyen bir proje yürütüyor. Şarkıyı dinlerken duyduğunuz o "kaçmalıyım ama kaçamıyorum" gerilimi, sadece edebi bir kurgu değil.

Üçüncü katman en acı olanı: aile ve miras. Anlatıcının konuştuğu şey aslında bir kader döngüsü. Ebeveynlerinin hayatına bakıp aynı senaryonun kendisini beklediğini sezmek. Bir yerde doğmanın, orada ölmenin ön koşulu olduğuna dair sessiz inanç. Şarkının sonuna doğru sesin giderek yükselmesi, koro hâline gelmesi tesadüf değil; bu bir yakarış değil, bir isyan. Sözlerin kelime kelime ne dediğini burada aktarmayacağım, ama şunu söyleyebilirim: parçanın son bölümünde anlatıcı, kaybettiği kişiye değil, kendi hayatına bağırıyor.

TikTok'tan Wembley'e giden tuhaf yol

Şarkının yayılma biçimi, 2020'lerin müzik ekonomisinin ders kitabı örneği. Kahan, parçanın bir bölümünü resmî çıkışından önce sosyal medyada paylaştı ve klip beklenmedik biçimde viral oldu. Takipçiler şarkının tamamını talep etmeye başladı. Temmuz 2022'de tekli olarak, Ekim 2022'de de aynı adlı albümün açılış vuruşu olarak yayınlandı.

Ardından gelen şey daha ilginç. Şarkı hemen patlamadı; aylar boyunca yavaş yavaş büyüdü. Albüm 2023 Haziran'ında "Stick Season (We'll All Be Here Forever)" adıyla, yeni parçalarla genişletilmiş hâlde yeniden yayınlandı ve asıl kartopu o zaman yuvarlanmaya başladı. 2024'e gelindiğinde Kahan, Grammy'de En İyi Yeni Sanatçı adaylığı almış, Post Malone gibi isimlerle düet yapmış, Amerika'da ve özellikle Birleşik Krallık'ta devasa mekânları dolduran bir isme dönüşmüştü. Şarkının Britanya listelerinde zirveye çıkması, bir Vermont kasabası hakkında yazılmış bir parça için hafif absürt ama son derece anlamlı bir detay: İngiltere ve İrlanda'nın kendi taşra melankolisi, kendi yağmurlu ara mevsimleri var.

Kahan'ın başarısı aynı zamanda daha büyük bir dalganın parçası. 2020'lerin başında folk sesli, akustik enstrümanlı, sözü öne alan bir üretim biçimi ana akıma geri döndü. Zach Bryan, Hozier'in ikinci gençliği, The Lumineers ve Mumford & Sons'ın açtığı yolun yeni sakinleri. Ama Kahan'ı ayıran şey, folk'un genelde sevdiği pastoral huzur imgesini reddetmesi. Onun taşrası güzel değil; ıslak, sıkışmış, boğucu ve tam da bu yüzden gerçek.

Neden hâlâ can yakıyor

"Stick Season" bugün hâlâ çalışıyor çünkü çok özel bir boşluğu dolduruyor: gitmeyenlerin şarkısı.

Popüler müzik yıllardır bize ayrılıp gitme hikâyeleri anlattı. Büyük şehre taşınan, kendini bulan, geri dönmeyen kahramanlar. Ama her giden için geride kalan biri var. Aynı kahvede oturmaya devam eden, aynı yolda araba kullanan, arkadaşlarının hayatını ekrandan izleyen biri. İstanbul'a taşınmayan, Berlin'e gitmeyen, memlekette kalan kişi. O kişinin duygusunu bu kadar dürüst anlatan az sayıda parça var.

İkincisi, şarkı arada kalmışlığı meşrulaştırıyor. Modern hayat sürekli bir sonraki aşamaya geçmenizi bekliyor; iyileşmenizi, ilerlemenizi, "kapanış" yaşamanızı. Oysa hayatın büyük bölümü ara mevsimde geçer. Bir şeyin bittiği ama yenisinin başlamadığı, kimliğinizin askıda kaldığı dönemlerde. Kahan bu döneme bir isim vererek onu utanılacak bir şey olmaktan çıkarıyor.

Bir de dilin kendisi var. Kahan, coğrafyaya özgü ayrıntılardan kaçmak yerine üstüne gidiyor: yer adları, mevsim tarifleri, yerel alışkanlıklar. Sanat için sık tekrarlanan bir kural burada bir kez daha doğrulanıyor; ne kadar spesifik olursanız o kadar evrensel oluyorsunuz. Bir Vermont kasabasının kasım ayını bu kadar ayrıntılı anlatan bir şarkı, Anadolu'da, İrlanda'da, Endonezya'da dinleyen birine kendi kasabasını hatırlatabiliyor çünkü duygunun dokusu ayrıntıda saklı.

Üçüncüsü ve belki en önemlisi, şarkının fiziksel etkisi. Konser kayıtlarına bakın: binlerce kişi, hep bir ağızdan, avazı çıktığı kadar bağırıyor. Kahan'ın müziğinin sırrı burada. Yalnızlık hakkında yazılmış bir şarkıyı toplu bir ritüele çevirmek. Aynı çıplak ağaçların altında olduğunu bilmek, ağaçları yeşertmiyor ama kışı biraz kısaltıyor.


Daha derine dalmak için

🎧 Sese gömülmek için

📚 Hikâyenin peşine düşmek için

🌍 Mekânları görmek için

🎸 Kendin deneyimlemek için


🎵 Bu şarkıyı dinle

🤖 Daha fazlasını sor
Tags
20s