SONGFABLE · 2017

Jocelyn Flores

XXXTENTACION · 2017

TL;DR: Görünüşte iki dakikalık bir rap parçası, aslında intiharla kaybedilen genç bir kadına yazılmış çıplak bir yas mektubu. XXXTentacion burada kendi depresyonunu da masaya yatırıyor; şarkı, bir neslin acıyı sesli söyleme biçimini değiştirdi.
Listen elsewhere

We couldn't link a Spotify track for this story. Try searching the title on song.link to find it on your preferred service.

Bir ağıtın kılık değiştirmiş hâli

İlk dinleyişte "Jocelyn Flores" hızlı, kısa, neredeyse fark etmeden geçip giden bir parça gibi durur. İki dakikayı ancak bulan süresi, yumuşak bir gitar sample'ı, alçak sesle mırıldanan bir vokal. Oysa bu parça bir eğlence şarkısı değil; gerçek bir insanın ölümünün ardından yazılmış bir ağıt. Şarkının adını taşıyan Jocelyn Flores, XXXTentacion'ın çevresinden gerçek bir genç kadındı ve 2017'nin Mayıs ayında, henüz on dokuz yaşındayken kendi canına kıydığı aktarılıyor. Şarkı, onun anısına ve daha genel olarak umutsuzlukla boğuşan herkese seslenen bir yakarış hâline geldi.

Burada asıl sarsıcı olan şey, sanatçının kendi acısını başkasının yasıyla iç içe geçirmesi. XXXTentacion bu parçada Jocelyn'in ölümünü anlatırken, aynı anda kendi zihnindeki karanlığı, intihar düşüncelerini ve tükenmişliğini de gizlemeden ortaya koyuyor. Yani "Jocelyn Flores" tek bir kişi için yazılmış bir mersiye gibi başlıyor ama giderek genç bir kuşağın toplu ruh hâline dönüşüyor. Türk dinleyici için bunu şöyle düşünmek mümkün: bir arabesk şarkının içindeki "kadere isyan" duygusu ile bir ağıtın çıplak samimiyetini, modern bir hip-hop kabuğuna sarıp iki dakikaya sığdırmak gibi.

Miami'nin gölgeli çocuğu ve bir çağın sesi

Gerçek adıyla Jahseh Dwayne Ricardo Onfroy olan XXXTentacion, 1998 doğumlu, Florida'nın Güney bölgesinde büyümüş bir sanatçıydı. Çocukluğu istikrarsızlıklarla, şiddetle ve kurumsal sistemlerle dolu geçti; gençlik yıllarının bir kısmını gözaltı merkezlerinde geçirdiği biliniyor. Müziğe SoundCloud denen platform üzerinden, hiçbir büyük plak şirketinin desteği olmadan başladı. Bu "SoundCloud rap" dalgası, 2016-2017 yıllarında adeta yerin altından fışkırdı: düşük prodüksiyonlu, ham, kuralları umursamayan, punk'ın enerjisini hip-hop'la harmanlayan bir akımdı bu. XXXTentacion da bu dalganın en tartışmalı ve en etkili isimlerinden biri oldu.

Onun müziğini özel kılan, türler arasındaki duvarları yıkma cesaretiydi. Bir parçada bağıra çağıra, metal grubu gibi öfke kusabiliyor; hemen ardından akustik gitarla kırılgan bir aşk şarkısı söyleyebiliyordu. Batı rock ve pop dünyasına ilgi duyan bir dinleyici için bu isim özellikle anlamlı; çünkü XXXTentacion'ın etkilendiği isimler arasında Kurt Cobain'in Nirvana'sı, emo-punk grupları ve alternatif rock geleneği açıkça duyulur. "Jocelyn Flores" da tam bu kavşakta duruyor: teknik olarak bir hip-hop parçası ama duygusal DNA'sı bir grunge ya da emo şarkısına çok daha yakın.

Parçanın çıktığı albüm, 2017 Ağustos'unda yayımlanan "17" idi. Bu albüm, adından da anlaşılacağı gibi sanatçının on yedi yaşında yaşadığı duygusal çöküntüyü ve genel olarak ergenlik depresyonunu temel alıyordu. Toplam süresi yarım saati bile bulmayan, kısa ama yoğun bir çalışmaydı. XXXTentacion albümü tanıtırken, bu müziğin kendini yalnız ve kaybolmuş hisseden herkes için olduğunu söylemişti. "Jocelyn Flores" da bu albümün duygusal merkezi hâline geldi. İlginç bir kültürel köprü olarak, parçanın altyapısında Shiloh Dynasty adıyla bilinen ve internette dolaşan hüzünlü vokal örneklerinden yararlanıldığı aktarılıyor; yani şarkının dokusu, dijital çağın "kimliği belirsiz ama derinden tanıdık" hüznünden örülmüş.

Sözlerin ardındaki gerçek ağırlık

Şarkının sözlerini birebir aktarmadan anlamını çözmek gerekirse: XXXTentacion burada önce kaybettiği bir arkadaşının ardından hissettiği çaresizliği anlatıyor. Bir insanın aniden hayattan çekilip gitmesinin yarattığı boşluğu, geride kalanların "keşke bir şey yapabilseydim" pişmanlığını ve ölümün mantığa sığmayan ani sertliğini betimliyor. Anlatıcı, kaybettiği kişiye seslenirken aslında kendi kendine de konuşuyor; onun acısını kendi acısının içinde eritiyor.

Parçanın ikinci katmanında ise sanatçı kendi zihnine dönüyor. Burada intihar düşüncelerini, sabahları uyanmakta zorlanmayı, hayatın anlamını sorgulamayı çok açık bir dille işliyor. Ama önemli olan şu: bu karanlığı romantikleştirmiyor, aksine bir uyarı ve bir dayanışma çağrısına dönüştürüyor. Anlatıcı, benzer duyguları yaşayan dinleyiciye "yalnız değilsin" mesajını veriyor; kendi kırılganlığını sergileyerek başkalarının utanç duymadan konuşabilmesine alan açıyor. Bu yüzden şarkı, bir çöküş anlatısı olduğu kadar bir hayatta kalma çağrısı olarak da okunabilir.

Sözlerin dilinin sadeliği, etkisini artırıyor. Süslü metaforlar, gösterişli kafiye oyunları yok; olabildiğince çıplak, günlük konuşmaya yakın bir anlatım var. Bu tercih tesadüf değil. XXXTentacion, acının en dürüst hâlinin süssüz olduğunu sezmiş gibi. Türk müziğindeki en güçlü ağıtların da genellikle sade, doğrudan ve gösterişsiz olması gibi; burada da yalınlık, samimiyetin taşıyıcısı hâline geliyor.

Bir kuşağın yas tutma biçimi

"Jocelyn Flores" yayımlandığında, özellikle genç dinleyiciler arasında beklenmedik bir yankı uyandırdı. Şarkı, ruh sağlığı, depresyon ve intihar gibi uzun süre tabu sayılan konuların popüler müzikte açıkça konuşulabildiği bir dönemin simgelerinden biri oldu. Bu, tek başına XXXTentacion'ın başarısı değildi elbette; ama onun bu kadar genç, bu kadar ham ve bu kadar korumasız biçimde acıyı dile getirmesi, birçok dinleyici için bir aynaya dönüştü.

Trajik bir biçimde, sanatçının kendi hayatı da erken ve şiddetli bir sona ulaştı. XXXTentacion, 2018 Haziran'ında, henüz yirmi yaşındayken Florida'da silahlı bir soygun sırasında öldürüldü. Bu ölüm, "Jocelyn Flores" gibi parçaların anlamını geriye dönük olarak daha da ağırlaştırdı. Kendi ölümünü ve depresyonunu bu kadar açık işleyen bir sanatçının bu kadar erken kaybedilmesi, hayranları için katlanarak büyüyen bir acı oldu. Şarkı, artık hem Jocelyn Flores'in hem de onu yazan kişinin anısını taşıyor.

Sanatçının kişiliği ve geçmişi çevresinde ciddi tartışmalar olduğunu da dürüstçe belirtmek gerekir. Hakkında yönelen ağır suçlamalar, ölümünden sonra da kariyerinin mirasını gölgeledi ve hayranları ile eleştirmenleri arasında derin bir ayrım yarattı. "Jocelyn Flores" bu karmaşık mirasın içinde duruyor: bir yanda birçok insana teselli veren bir sanat eseri, diğer yanda tartışmalı bir figür. Bu ikiliği görmezden gelmek, şarkıyı eksik anlamak olur.

Kültürel etki açısından bakıldığında, parçanın izleri hâlâ canlı. Sayısız dinleyici bu şarkıyı, kendi kaybettikleri sevdikleri için bir anma aracı olarak kullandığını anlatıyor. Şarkı, sosyal medyada, özellikle yas ve dayanışma temalı içeriklerde tekrar tekrar dolaşıma girdi. İki dakikalık bir parçanın milyonlarca insan için ortak bir ağıt hâline gelmesi, müziğin kısalıkla değil samimiyetle ölçüldüğünün güçlü bir kanıtı.

Bugün hâlâ neden içimize işliyor

"Jocelyn Flores"in kalıcılığının sırrı, evrensel bir gerçeği hiç kaçamak yapmadan söylemesinde: acı gerçektir, kayıp gerçektir ve bunları konuşmak zayıflık değildir. Şarkının çıktığı dönemden bu yana ruh sağlığı konusundaki farkındalık dünya genelinde arttı; ama bu farkındalığın popüler kültüre bu kadar ham biçimde girmesinde XXXTentacion gibi isimlerin payı büyük. Genç bir dinleyici, mükemmel prodüksiyonlu, cilalı bir pop şarkısından çok, bu kadar kusurlu ve çıplak bir parçada kendi duygularını daha kolay tanıyor.

Bir başka neden de şarkının reddettiği sahtelik. Günümüz müziğinin çoğu, güç, başarı ve zafer gösterisi üzerine kurulu. "Jocelyn Flores" ise tam tersini yapıyor: kırılganlığı, çaresizliği ve yenilgiyi merkeze koyuyor. Bu dürüstlük, özellikle sosyal medyanın "her şey mükemmel" sahnesinin altında ezilen bir kuşak için nefes aldırıcı. Şarkı, mutsuz olmanın da normal olduğunu, acıyı saklamak zorunda olmadığımızı fısıldıyor.

Türk dinleyici için bu duygu hiç de yabancı değil. Bizim müzik geleneğimizde acıyı sesli söylemenin, hüznü paylaşarak hafifletmenin köklü bir yeri var. Bir ağıtın etrafında toplanmak, kaybı ortaklaştırmak, kederi güzelliğe çevirmek bizim kültürel hafızamızın parçası. "Jocelyn Flores" da farklı bir dilde, farklı bir ritimde ama aynı insani ihtiyaçla konuşuyor. İşte bu yüzden, çıkışından yıllar sonra bile, ilk kez duyan biri için bile, bu şarkı hemen tanıdık gelen bir sıcaklık taşıyor.


Daha derine dalmak için

🎧 [Sesin içinde kaybol]

📚 [Hikâyenin peşinden git]

🌍 [Mekânları gez]

🎸 [Kendin deneyimle]


🎵 Bu şarkıyı dinle

🤖 Daha fazla sor
Tags
10s