SONGFABLE · 1977

Oh Bondage Up Yours!

X-RAY SPEX · 1977 · LONDRA, UK

TL;DR: İlk bakışta cinsel bir kışkırtma gibi duran bu şarkı aslında tam tersini söylüyor: Poly Styrene, tüketim toplumunun, cinsiyet kalıplarının ve seri üretimin insanı zincirlediği bir dünyada "esaretini reddeden" bir kadının çığlığını atıyor. Başlık bir davet değil, bir ret.
Listen elsewhere

We couldn't link a Spotify track for this story. Try searching the title on song.link to find it on your preferred service.

Yanıltıcı bir başlığın altındaki gerçek

Şarkının ismini ilk duyduğunuzda aklınıza gelen şey büyük ihtimalle yanlış. "Oh Bondage Up Yours!" (kabaca "Ah esaret, canın cehenneme!" gibi çevrilebilir) kışkırtıcı, hatta müstehcen çağrışımlar taşıyan bir başlık. Oysa şarkının kalbinde yatan mesaj bunun tam zıddı. Poly Styrene'in burada "bondage" (esaret, bağlanma) dediği şey yatak odasıyla ilgili değil; tüketici olarak, kadın olarak, plastik bir çağın insanı olarak üzerimize giydirilen görünmez zincirlerle ilgili.

Şarkının başındaki o meşhur girişte Poly Styrene, kadınlara genellikle sessiz ve uslu olmalarının söylendiğini, ama kendisinin öyle olmayacağını haykırır. Bu birkaç saniyelik açılış, punk tarihinin en cesur jestlerinden biri sayılır. Sonra da fırtına kopar: hızlı, çirkin, neşeyle kaotik bir gürültü. Ama o gürültünün altında şaşırtıcı derecede berrak bir düşünce var. Poly, tüketimin insanı nasıl bir nesneye, alıp satılabilir bir şeye dönüştürdüğünü anlatıyor ve buna "hayır" diyor. Başlıktaki o küstah ret, aslında özgürlük ilanı.

Bir çağın çocuğu: Poly Styrene ve 1977 Londra'sı

Poly Styrene'in gerçek adı Marianne Joan Elliott-Said'di. 1957'de Bromley'de doğmuş, Somalili-İngiliz bir aileden geliyordu. Yani punk'ın büyük çoğunlukla beyaz erkeklerin sahnesi olduğu bir dönemde, sahneye çıkan melez bir genç kadındı. Bu tek başına bir başkaldırıydı. Rivayete göre kendine "Poly Styrene" sahne adını, telefon rehberinden esinlenerek ve dönemin plastik, ucuz, seri üretim kültürüyle dalga geçmek için seçmişti. Polistiren, o dönemin her yerde bulunan, atılabilir, ruhsuz ambalaj malzemesiydi; kendini böyle adlandırması, "ben de bu çağın bir ürünüyüm ama bunun farkındayım" demenin ironik bir yoluydu.

1977, İngiltere için kaynayan bir yıldı. Ekonomik durgunluk, yüksek işsizlik, umutsuz bir gençlik ve Sex Pistols'ın "God Save the Queen" ile kraliçenin jübile yılında estirdiği skandal rüzgârı. Punk, tam da bu ortamda bir öfke ve reddediş kültürü olarak patlamıştı. Ama X-Ray Spex, punk sahnesinin geri kalanından biraz farklıydı. Bir kere Poly Styrene, dişlerinde diş teli takıyordu ve bunu gizlemek yerine gururla sergiliyordu; güzellik standartlarına meydan okuyan bir işaret gibi. Bir de gruplarında Lora Logic adında genç bir kız saksofon çalıyordu ve o tiz, cırtlak saksofon sesi X-Ray Spex'in imzasına dönüşmüştü. Punk'ın kaba gitar duvarına eklenen o beklenmedik enstrüman, grubu benzersiz kılıyordu.

Şarkı, söylenene göre grubun ilk single'ıydı ve 1977'nin sonlarında yayımlandı. Prodüksiyonu ham, neredeyse el yordamıyla yapılmış gibiydi ama bu tam da amaçlanan şeydi. Punk'ın estetiği zaten cilalı olmamaktı. İlginç bir ayrıntı: BBC gibi mecralar başlığı fazla kışkırtıcı bulduğu için şarkıya pek yer vermedi, ki bu da onu yeraltının bir marşına dönüştürmeye yetti. Yasaklanan şey her zaman daha çekici olur.

Türkiyeli müzikseverler için buradaki kültürel bağ ilginç olabilir. 1977, Türkiye'de de Anadolu rock'ın ve toplumsal gerilimin yükseldiği bir dönemdi. Batı'daki punk'ın "sistemi reddetme" enerjisiyle, o yılların Türkiye'sindeki genç kuşağın kendi arayışları arasında ruhsal bir akrabalık vardır. Poly Styrene'in tüketim toplumuna, plastiğe ve seri üretime yönelttiği eleştiri, birkaç on yıl sonra dünyanın her yerinde, İstanbul'un alışveriş merkezlerinden Londra'nın vitrinlerine kadar aynı şekilde yankılanacaktı. O yüzden bu şarkıyı bir "eski Batı punk parçası" olarak değil, bugün de geçerli bir uyarı olarak dinlemek mümkün.

Sözlerin altındaki anlam: nesneleşmeye karşı bir isyan

Şarkının sözlerini satır satır aktarmak yerine ne anlattığını çözelim. Poly Styrene, kendini alınıp satılabilen, bağlanabilen, kelepçelenebilen bir nesne olarak tanımlayan bir dünyayı tarif ediyor. Ama her seferinde, bu tanımı reddediyor. "Esaret" kelimesini bir mantra gibi tekrar ederken, aslında onu her seferinde reddederek anlamsızlaştırıyor. Sanki bir kelimeyi o kadar çok söylüyorsun ki sonunda gücünü kaybediyor.

Buradaki dâhice olan şey, Poly'nin "esaret" imgesini çok katmanlı kullanması. Bir yandan kadınların toplumsal olarak bağlandığı, susturulduğu, uysallaştırıldığı gerçeğine değiniyor. Öte yandan tüketicilik esaretine gönderme yapıyor: reklamların, markaların, sahip olma arzusunun insanı nasıl zincirlediğine. Bir de daha soyut, varoluşsal bir katman var; modern hayatın standartlaştırıcı, insanı bir üretim bandının parçasına indirgeyen doğasına. Poly bütün bu zincirlere aynı anda "canınız cehenneme" diyor.

Söylenene göre Poly Styrene, bu şarkıyı yazdığında henüz on dokuz-yirmi yaşlarındaydı. Bir bant konveyöründe insanların birer nesne gibi işlendiği vizyonu, onun tüketim kültürüne dair keskin sezgisinden geliyordu. Yıllar sonra Poly, feminizmin sözcüsü olarak anılmaktan biraz rahatsızlık duyduğunu, aslında derdinin çok daha geniş, insanlığın kendini kaybetmesiyle ilgili olduğunu ima etmişti. Yani şarkı sadece bir kadın hakları marşı değil; herkesin, her cinsiyetten insanın maruz kaldığı bir tektipleştirmeye karşı bir çığlık.

O açılıştaki "bana uslu ol demeyin" jesti bu yüzden bu kadar güçlü. Çünkü sadece kadınlara değil, boyun eğmesi beklenen herkese hitap ediyor. Poly, kibarca susmayı reddeden herkesin sesi oluyor o birkaç saniyede.

Kültürel etki ve miras

X-Ray Spex çok uzun ömürlü bir grup olmadı. 1978'de "Germfree Adolescents" adlı efsanevi bir albüm çıkardılar ve kısa süre sonra dağıldılar. Poly Styrene ise şöhretin baskısı altında zorlanan, hassas ruhlu bir sanatçıydı; rivayete göre bir dönem ruhsal sağlığıyla mücadele etti ve Hare Krishna hareketine yöneldi. Ama bıraktığı iz devasaydı.

Poly Styrene, kendinden sonra gelen sayısız kadın müzisyen için bir kapı açtı. 1990'ların Riot Grrrl hareketi -Bikini Kill, Bratmobile gibi feminist punk grupları- onu doğrudan ilham kaynağı olarak sayıyordu. Kurt Cobain'in de X-Ray Spex hayranı olduğu, hatta Poly'nin sesindeki o vahşi özgürlüğün onu etkilediği söylenir. Neneh Cherry'den Beth Ditto'ya kadar pek çok sanatçı, standart pop güzelliğine uymayan, "kusurlu" ama gerçek bir kadın imgesini sahneye taşıma cesaretini kısmen ona borçludur.

"Oh Bondage Up Yours!", zamanla punk'ın en çok anılan şarkılarından biri oldu ve neredeyse her "en iyi punk parçaları" listesinde yer buluyor. Poly Styrene 2011'de, elli üç yaşında meme kanserinden hayatını kaybetti. Ölümünden hemen önce solo bir albüm daha çıkarmıştı. Ama onun asıl mirası, o diş telli gülümsemesi ve tüketim çağına attığı o küstah çığlıkla hatırlanıyor. İngiltere'de sonradan hakkında belgeseller yapıldı, kızı Celeste Bell annesinin hikâyesini anlatan bir kitap ve film hazırladı. Bir çağın ruhunu birkaç dakikaya sığdıran nadir sanatçılardan biriydi.

Neden bugün hâlâ yankılanıyor?

Şarkının 1977'de attığı çığlık, garip bir şekilde 2020'lerde çok daha yerinde duruyor. Poly Styrene, plastik bir çağdan, seri üretimden, insanı tüketiciye indirgeyen bir sistemden bahsediyordu. Bugün hızlı moda, tek kullanımlık ürünler, sosyal medyanın herkesi bir "marka"ya dönüştürmesi ve alışveriş algoritmalarının bizi tanımlaması karşısında onun eleştirisi kehanet gibi okunuyor. Poly, henüz internet yokken tüketim toplumunun insanı nasıl nesneleştirdiğini görmüştü.

Kadınların "uslu olma" baskısına verdiği o ret de hâlâ tazeliğini koruyor. Sosyal medyada kadın müzisyenlerin, sanatçıların, sıradan insanların sesini yükseltmesine dair her tartışmada, Poly Styrene'in o açılış cümlesi hâlâ manifesto gibi duruyor. Güzellik standartlarına diş teliyle meydan okuması, bugün filtrelenmiş mükemmellik çağında daha da anlamlı.

Bir de o saf, ham enerji var. Şarkı hâlâ dinleyeni koltuğundan fırlatan bir güce sahip. Cilalı, hesaplı, algoritma için üretilmiş müziğin bolluğunda, iki buçuk dakikalık bu kontrolsüz patlama tazeleyici bir şok gibi. Poly Styrene'in sesindeki o "umurumda değil" özgürlüğü, hangi ülkeden, hangi kuşaktan olursanız olun içinizde bir yere dokunuyor. Belki de bu yüzden İstanbul'daki bir üniversite öğrencisiyle 1977 Londra'sındaki bir asi genç aynı frekansta buluşabiliyor.


Daha derine dalmak için

🎧 Sesin içine dalın

📚 Hikâyeyi takip edin

🌍 Mekânları ziyaret edin

🎸 Kendiniz deneyimleyin


🎵 Bu şarkıyı dinle

🤖 Daha fazlasını sor
Tags
70s