SONGFABLE · 2003

99 Problems

JAY-Z · 2003

Listen elsewhere

We couldn't link a Spotify track for this story. Try searching the title on song.link to find it on your preferred service.

99 Problems - Jay-Z (2003)

TL;DR: İlk bakışta bir kabadayılık ve kadın düşmanlığı marşı sanılan "99 Problems", aslında ırkçı polis tacizi, ABD'deki keyfi araç aramaları ve medyanın siyah sanatçılara saldırısı üzerine kurnazca yazılmış üç perdelik bir hikaye; sözünü ettiği o "kaltak" kelimesi bile çoğunlukla bir kadını değil, başına bela olan kurumları ve dişi bir av köpeğini kastediyor.

Herkesin yanlış anladığı şarkı

Bir şarkının en çok çalınan kısmının, onun gerçek anlamıyla neredeyse hiç ilgisi olmaması ne kadar tuhaf, değil mi? "99 Problems" tam olarak böyle bir şarkı. Kulüp hoparlörlerinden, stadyum tezahüratlarından, hatta futbol maçlarının tribün koroları arasından yükselen o meşhur nakaratı milyonlarca insan ezbere biliyor. Çoğu da onu basit bir erkeklik gösterisi, "benim bir sürü derdim var ama kadın onlardan biri değil" diye böbürlenen bir maço şarkısı sanıyor.

Oysa Jay-Z'nin asıl anlatmak istediği şey bunun tam tersi. Şarkının üç kıtası boyunca tek bir kadından bile gerçek anlamda söz edilmiyor. O meşhur nakarattaki kelime, şarkının orijinal yazarı olan rapçi Ice-T'nin de yıllar önce işaret ettiği gibi, çoğunlukla mecazi bir anlam taşıyor: hayatına musallat olan sorunlar, onu durduran polis, peşine düşen savcılar ve kariyerini yıkmaya çalışan herkes. İkinci kıtada karşımıza çıkan "dişi" ise gerçekten dört ayaklı; bir polis köpeği. Yani şarkı, dinleyiciyi kasten yanıltan bir tuzak üzerine kurulu. Jay-Z, en akılda kalıcı sözü en provokatif kelimeyle süsleyip insanların dikkatini çekiyor, sonra da o dikkatin altına çok daha ağır bir mesaj saklıyor.

Brooklyn'in köşesinden dünya sahnesine

Jay-Z, asıl adıyla Shawn Carter, 1969'da New York'un Brooklyn ilçesindeki Marcy adlı sosyal konut sitesinde doğdu. Crack kokainin mahalleleri kasıp kavurduğu 80'lerde büyüdü ve gençliğinin önemli bir bölümünü uyuşturucu satarak geçirdiğini hiçbir zaman gizlemedi. Müzik kariyeri başlangıçta kimsenin ona plak sözleşmesi vermemesi yüzünden kendi şirketini, Roc-A-Fella Records'u kurmasıyla şekillendi. Bu detay önemli, çünkü Jay-Z hep "sistem bana kapı açmadı, ben duvarı yıktım" anlatısının adamı oldu.

2003'e geldiğimizde Jay-Z artık bir efsaneydi ve emekli olduğunu duyurduğu, veda albümü olarak tanıttığı The Black Album'ü hazırlıyordu. (Sonradan emeklilik kararı pek tutmadı, ama o ayrı hikaye.) Bu albüm için yapımcı koltuğuna oturan isim ise rock dünyasından gelen bir adamdı: Rick Rubin. Rubin, Beastie Boys'tan Slayer'a, Johnny Cash'ten Red Hot Chili Peppers'a kadar uzanan bir kariyeri olan, ham ve sert sesleri seven bir prodüktör. "99 Problems"in o sırt sırta veren gitar riffi, davul vuruşlarındaki o kuru, agresif tını işte bu yüzden hip-hop'tan çok bir rock şarkısını andırıyor.

Burada Türk dinleyici için ilginç bir köprü var. Şarkının o ikonik gitar dokusu, rock ve rap'in kesiştiği o noktada duruyor ki, bu kesişim Türkiye'de de yabancı değil. 2000'lerde Türk gençliği Linkin Park'tan Limp Bizkit'e kadar rap-metal akımını büyük bir iştahla tüketti; "99 Problems" de aslında aynı çağın, aynı melezleşmenin bir ürünü. Rubin'in burada yaptığı, rivayete göre eski bir rock parçasından alınan o gitar ve davul tınısını alıp, üzerine Jay-Z'nin sokak diliyle anlattığı bir Amerikan polis hikayesini oturtmak oldu. Yani şarkı, gitarlı bir riff'in evrensel diliyle, Brooklyn'e özgü bir adaletsizlik öyküsünü dünyaya aynı anda hem dans ettirip hem de düşündürdü.

Üç perde, tek bir mesaj

Şarkıyı gerçekten anlamak için onu bir sahne oyunu gibi düşünmek gerekiyor, çünkü üç ayrı kıta üç ayrı sahneden oluşuyor ve her biri farklı bir "sorun"u resmediyor.

Birinci kıtada Jay-Z, müzik endüstrisini ve eleştirmenleri hedef alıyor. Kendisini sürekli yargılayan, satış rakamlarıyla ölçen, siyah bir sanatçı olarak ne yaparsa yapsın bir kalıba sokmaya çalışan medyaya cevap veriyor. Burada anlatılan "sorun", sanatçının kendi sesini, kendi hikayesini sahiplenme savaşı. Eleştirmenler ve radyo programcıları onun ne olması gerektiğine karar vermeye kalkışıyor, o ise bütün bu gürültüye aldırmadığını söylüyor.

İkinci kıta ise şarkının kalbi ve en güçlü bölümü. Burada Jay-Z, 1994 yılında başına geldiğini söylediği gerçek bir olayı, yani arabasıyla yolda giderken polis tarafından durdurulmasını sahneliyor. Polis onu durduruyor, arabasını aramak istiyor. Jay-Z ise sakin bir biçimde hukuki haklarını biliyormuş gibi davranıyor; arama izni olup olmadığını soruyor, kendi rızası olmadan aramaya yetkisi bulunmadığını ima ediyor. Polis ise bir K-9 birimi, yani eğitimli bir polis köpeği çağırmakla tehdit ediyor; işte nakarattaki o "dişi" bu köpek. Bu sahne, ABD'de "racial profiling" denen, yani insanların sırf ten rengi yüzünden şüpheli muamelesi görmesi gerçeğinin neredeyse belgesel niteliğinde bir anlatımı. Jay-Z burada sadece kişisel bir öfke dile getirmiyor; siyah bir Amerikalının yolda durdurulduğunda yaşadığı gerilimi, korkuyu ve aynı zamanda haklarını bilmenin verdiği o ince güç dengesini anlatıyor.

Üçüncü kıta ise daha karanlık bir yere, sokak hayatının ve düşmanların dünyasına geçiyor. Burada Jay-Z, eski hayatından kalan tehditlere, onu öldürmek isteyenlere ve sokakların acımasız mantığına değiniyor. Üç kıta birlikte okunduğunda ortaya net bir tablo çıkıyor: kurumsal baskı, devlet şiddeti ve sokak tehlikesi. Üç ayrı cephe, üç ayrı "sorun" ama hepsi aynı adamın, sistemin kıyısında doğmuş ve oradan yukarı tırmanmaya çalışan birinin sırtında.

İşte bu yüzden o nakarat aslında bir zafer çığlığı değil, bir dayanıklılık ilanı. "Bir sürü derdim var" derken kastedilen şey, hayatın her köşesinden gelen bunca baskıya rağmen ayakta kalmayı başarmış olmanın gururu. O meşhur kelime ise bir kadına hakaret değil; soyut bir biçimde tüm bu dertlerin, tüm bu engellerin toplu adı.

Bir polis durdurma anının hukuk derslerine girmesi

"99 Problems"in en şaşırtıcı miraslarından biri, sanat dünyasının çok dışında, hukuk fakültelerinde yaşandı. Şarkının ikinci kıtası, ABD'deki ceza hukuku profesörleri tarafından o kadar ciddiye alındı ki, hakkında akademik makaleler yazıldı. Bir hukuk profesörü, şarkıda anlatılan polis durdurma sahnesini satır satır incelediği uzun bir analiz kaleme aldı ve Jay-Z'nin o anki davranışlarının dördüncü anayasa değişikliği, yani makul olmayan aramalara karşı koruma kapsamında ne kadar doğru ya da yanlış olduğunu tartıştı. Bir rap şarkısının arama-tarama hukukuna dair ders materyaline dönüşmesi, parçanın aslında ne kadar katmanlı bir metin olduğunun en güzel kanıtı.

Bu yön, şarkıyı sıradan bir hit'in çok ötesine taşıyor. Çünkü Jay-Z burada sadece bir hikaye anlatmıyor; insanlara, özellikle de polis tarafından sık sık durdurulan siyah gençlere, neredeyse bir hayatta kalma kılavuzu sunuyor. Haklarını bil, sakin kal, panik yapma mesajını eğlenceli bir parçanın içine gizliyor. Bu da hip-hop'un en güçlü geleneklerinden birinin, yani sokağın bilgisini şiirle birleştirme sanatının üst düzey bir örneği.

Klibi de bu sertliği görsel olarak pekiştirdi. Mark Romanek'in yönettiği siyah-beyaz video, Brooklyn'in sert sokaklarını, polis araçlarını ve gerçekçi şiddet sahnelerini çarpıcı bir biçimde gösteriyordu; o kadar çarpıcı ki bazı sahneler tartışma yarattı. Video, MTV ödülleri dahil pek çok takdir topladı ve şarkının ciddi mesajının görsel karşılığı oldu.

Neden hâlâ kulaklarımızda çınlıyor

"99 Problems"in yıllar geçtikçe daha da güçlenmesinin birkaç sebebi var. Birincisi, anlattığı sorun ne yazık ki hiç eskimedi. ABD'de polis şiddeti ve ten rengine dayalı durdurmalar konusu 2010'lar boyunca Black Lives Matter hareketiyle dünya gündeminin tam merkezine oturdu. Jay-Z'nin 2003'te neredeyse fısıltıyla anlattığı o yol kenarı sahnesi, sonraki yıllarda milyonlarca insanın sokaklara dökülmesine yol açan büyük bir toplumsal hesaplaşmanın habercisi gibi okunabilir. Şarkı, zamanından önce konuşmuş bir tanık gibi.

İkincisi, parçanın o eğlence ile derinlik arasındaki ince dengesi son derece nadir bir başarı. Çoğu protesto şarkısı ağır ve ders verici olur, çoğu kulüp şarkısı ise boş ve geçicidir. "99 Problems" ise her ikisini aynı anda yapmayı başarıyor; sen istersen sadece kafanı sallarsın, istersen de sözlerin altındaki o öfkeli, zeki ve politik katmanı keşfedersin. Bu ikiyüzlü değil, çok yüzlü olma hali, onu defalarca dinlenebilir kılıyor.

Türk dinleyici için de buradaki ders tanıdık. Bizim kültürümüzde de en sert eleştirinin çoğu zaman bir mizah, bir kinaye ya da bir dolaylı anlatımla yapıldığını biliriz; doğrudan söylenemeyen şey, bir benzetmenin ardına saklanır. Jay-Z'nin yaptığı da tam olarak bu. En tehlikeli mesajı, en akılda kalıcı ve en kışkırtıcı kelimenin arkasına gizleyerek hem sansürün hem de yüzeysel dinleyicinin gözünden kaçırıyor, ama anlayana bütün hikayeyi fısıldıyor.

Son olarak, şarkı bize bir şeyi hatırlatmaya devam ediyor: müziği gerçekten dinlemek, sadece nakaratı ezberlemekten farklı bir şey. "99 Problems" yıllardır insanlara yanlış anlaşılmanın ne demek olduğunu öğretiyor. Belki de bu yüzden, onu ilk kez gerçek anlamıyla çözen herkes hafif bir utanç ve büyük bir hayranlıkla aynı anda gülümsüyor. Çünkü Jay-Z hepimizi kandırdı, hem de en güzelinden.


Daha derine dalmak için

🎧 Sesin içine dalmak

Şarkının asıl evrenine girmek için The Black Album'ün tamamını dinlemek gerekiyor; "99 Problems" bu veda albümünün içinde çok daha anlamlı duruyor. Rick Rubin'in o ham, gitar yüklü prodüksiyonunu sevdiyseniz, onun rock köklerini de keşfetmeye değer.

📚 Hikayenin izini sürmek

Jay-Z'nin kendi kaleminden çıkan, sözlerini ve hayatını açıkladığı kitabı, "99 Problems" gibi parçaların arkasındaki düşünceyi doğrudan onun ağzından duymanın en iyi yolu. Hip-hop'un ve siyah Amerika tarihinin daha geniş hikayesini merak edenler için de değerli kaynaklar mevcut.

🌍 Mekanları ziyaret etmek

Şarkının ruhu Brooklyn'in sokaklarında, özellikle de Jay-Z'nin büyüdüğü Marcy sitesinde gizli. New York'a, hip-hop'un doğduğu bu şehre dair rehberler ve fotoğraf kitapları, parçanın atmosferini gözünüzde canlandırmanıza yardımcı olur.

🎸 Kendin deneyimlemek

O ikonik riff'in cazibesine kapıldıysanız, kendi rock-rap melezinizi yaratmak için bir elektro gitar ya da temel bir müzik prodüksiyon ekipmanı iyi bir başlangıç olabilir. Beat üretmeyi öğrenmek isteyenler için ev stüdyosu setleri de oldukça erişilebilir hale geldi.


🎵 Bu şarkıyı dinle

🤖 Daha fazlasını sor:

Tags
00s